www.data.gov mayıs başında açılıyor.
Tarih: | April 12, 2009 | Yorum yok
ABD’deki hükümeti şeffaflaştırma sürecinin bir parçası olarak, devlet içerisinde toparlanan kamusal bilgilerin yayınlanacağına dair bir haber görüp ciddiye almamıştım. Gerçekmiş. http://www.data.gov
Sitenin yayınlayacağı veriler şunlardan oluşacakmış:
- devlet’in iç işleyişi ile ilgili veriler
- tarım ve bunun gibi alanlarda bizdeki devlet istatistik enstütüsünün yayınladığına benzer veriler.
- bilimsel organların (havacılık, meteoroloji, iklim, uzay akla ilk gelenler) biriktirdiği veriler.
Bu çalışmayı gıpta ile izliyoruz. Bizim ülkemizdeki veriler de bu şekilde yayınlansa, acaba ne çeşit görüntülemeler yapılabilirdi?
Politikacılarımızın “şeffaflaşma” hakkında devamlı konuştuğunu duyuyoruz. Şeffaflaşma, verileri yayınlamadan olabilirmi?
3B kütüphane sınıflandırma görüntüleme sistemi
Tarih: | April 11, 2009 | 1 Yorum
Dewey Kütüphane Sınıflandırma Sistemi Nedir?
Kitapları konularına göre sınıflandıran harfli/rakamlı numaralandırma sistemidir. Mesela beğendiğiniz bir kitabın numarası 100 ile başlıyorsa, rafların arasında 100 koridoru bulunur, ve ilgilendiğiniz konu ile ilgili bir sürü kitap daha bulunur. Dewey sistemi Melvil Dewey tarafından icat edilmiştir, ve değişik ülkelerde değişir sistemler vardır, mesela Amerika’da LCC sistemi kullanılır. Türkiye’de ise, bir çok değişik sistem kullanılır.
Reza Ali‘nin yaptığı bu ilginç görüntüleme sistemi, konular arasında gezebilmenizi sağlıyor. Processing ve OpenGL kullanıyor. Canlı versiyonu ile oynamak için tıklayınız. (Hızlı bir bilgisayarınız, ve Java eklentiniz yok ise çalışmayabilir)
Zappos Satış Görüntüleme Sistemi
Tarih: | April 10, 2009 | Yorum yok
Ayakkabı ve giyim eşyaları satan zappos, satılan ürünleri harita üzerinde gösteren bir görüntüleme uygulaması yapmış. Uygulamanın dikkat çeken ilk özellikleri canlı olması ve google maps kullanılması. ABD’deki eyaletlerin iklim ve sosyal/kültürel/ekonomik yapıları hakkında bir fikriniz varsa, bazı çıkarımlarda bulunabilirsiniz. Canlı versiyonunu görmek için tıklayınız.
Sait Faik ve Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Trend Metrikleri
Tarih: | April 8, 2009 | Yorum yok
Daha önce Emre Sevinç’in blogunda Cahit Arf üzerindeki aramaların, yeni ytl’den sonra arttığını gösteren yazısını hayretle okumuştum. Haberleri gördükten sonra hemen bakayım dedim “sait faik” ve “ahmet hamdi tanpınar” ‘ın google’da ne kadar arandığını gösteren grafiklere, artmış olmasını umuyordum, ancak aradığımı bulamadım. Aşağıdaki grafiklerin alt tarafında aranan kelimelerin haberlerde kaç kere geçtiği (news reference volume), ve üst tarafında ise arama hacmi yer alıyor. (search volume index). Görüldüğü üzere her ikisinde de arama olarak pek yükselme olmamasına rağmen, haberlerde geçme frekansları yükselmiş gözüküyor.
Google Trends üzerinde canlı olarak görmek için tıklayınız: sait faik ve ahmet hamdi tanpınar
Sizi Aptallaştıran Müzikler
Tarih: | April 5, 2009 | Yorum yok
Virgil Griffith, güzel bir görüntüleme uygulaması yapmış. Bir grup öğrencinin dinlediği müzikler ile sınav sonuçları arasında bir bağlantıyı görselleştirmeye çalışmış. Böyle bir bağlantı var mıdır, kanıtlanabilir mi tartışılabilir. Görünüşe göre ‘Lil Wayne’ dinleyenler düşük, ‘Beethoven’ dinleyenler ise yüksek not almış. Belkide o müzikleri dinledikleri için aptal olmuyorlardır, ancak aptal oldukları için o müzikleri dinliyorlardır.
Elimizde ÖSS sınav sonuçları ve sınava giren öğrencilerin dinledikleri müzik verisi olsaydı, nasıl sonuçlar çıkardı diye merak ediyorum. İnteraktif uygulamayı denemek için tıklayınız. (site, şu an çalışmıyor, ancak sonrası için ekledim.)
The Ebb and Flow of Movies: Box Office Receipts 1986 – 2008 (film-cezir)
Tarih: | April 4, 2009 | Yorum yok
(NYTimes – ABD) Yeni çıkan bir filmin, gişe hasılatlarını geçen zamana göre oranlayarak görselleştirdiğimizi düşünün. Daha sonra bunun üzerine yeni çıkan her filmin veya seçtiğiniz bir başka filmin gişe hasılatlarını aynı şekilde ama ayrı renklerde çizip üstüste koyduğumuzu düşünün. “The Ebb and the Flow of Movies” isimli bu görselleştirme uygulaması bunu yapıyor. (Ebb: cezir, çöküş azalma, yani film-cezir) diyebiliriz.
Birçok iyi görselleştirme uygulaması gibi interaktif bir uygulama: eğer denemek istiyorsanız tıklayınız.
ManyEyes’dan yeni görselleştirme: PhraseNet
Tarih: | April 3, 2009 | 1 Yorum
Sosyal veri analizi sitesi Many Eyes yeni bir görüntüleme uygulamasını piyasaya sürdü: PhraseNet. (Phrase: ing. deyim)
Uygulama, okuduğunuz bir metinde karşınıza çıkan cümleler arasında mantık bağlantıları olduğunu ve bu bağlantıların gizli bir ağ yarattığı teziyle, bu ağların görüntülemeyi başarmış.
Aşağıda gördüğünüz fotoğraf ergenekon ikinci iddianamesinde ki cümlesel mantık ağının Phrase Net uygulamasıyla görselleştirilmiş versiyonu.
Anlaşıldığı üzere iddianameyi hazırlayanlar, “siyasi ve dini”, “dini ve siyasi” ve “iddialar ve istihbari” deyimlerini bolca kullanmışlar.
Nasıl Çalışıyor?
Öncelikle verinizi yüklüyorsunuz. Dikkat edin özel verilerinizi yüklemeyin, çünkü yüklenen veriler diğer kullanıcılar tarafından da görülebiliyor. Sistem verileri işledikten sonra bir bağlaç seçiyorsunuz. (mesela “ve”), bunu “* ve *” olarak yazıyorsunuz. PhraseNet sistemi, metinde geçen her “ve” yi bulup, sağındaki ve solundaki kelimelerin kaç defa geçtiğini sayıyor. Şekilde görmüş olduğunuz kelimelerin boyutlarındaki farklılık metinde tekrarlanma sayılarına bağlı.
Uygulama İngilizce dilinde olduğundan ve Türkçe ile İngilizce arasındaki gramer farklılıkları nedeniyle, kelimelerin karşılığını Türkçe’ye uyarlamak zor.
Herhangi bir kelimeyi seçerseniz, sistem tüm metni seçmiş olduğunuz kelimeye göre tarıyor ve bağlantılı tüm cümleleri görselleştiriyor. Bir kavram seçmiş olduğunuz kelime ile bağlantılı ne kadar cümlede geçiyorsa, kavramın boyutu o kadar büyük oluyor. Koyu mavi renk ile gösterilmiş kelimeler bağlantılı iki cümle arasındaki ilk cümlede kullanılan kelimeleri, açık mavi renkliler ise ikinci cümlede geçen kelimeleri gösteriyor. Uygulamayı dilerseniz size referans olarak verilen kelimelerden birini seçerek ya da istediğiniz başka bir kelimeyi sisteme girerek kullanabiliyorsunuz.
Ne zaman kullanılmalı?
Phrase Net ile bir metinde kullanılan farklı kelimeler arasındaki bağlantıyı görselleştiriyorsunuz. Böylelikle, bir kitapta, konuşmada ya da şiirde kullanılan kelimelerin farklı kavramlarla ilişkisini inceleme fırsatınız oluyor.
Sonuçların Filtrelenmesi:
Uygulamanın kullanıldığı metinden çıkan görsel ağın çok fazla bağlantı içermesi durumunda, uygulama bağlantıları filtreleyerek, sadece en çok kullanılan ilk 50 bağlantıyı gösteriyor. Ancak filtreleme isteğe bağlı, dilerseniz devre dışı bırakabiliyorsunuz.
Hangi formatta metinler kullanılabilir?
Metnin formatıyla ilgili bir sınırlama bulunmuyor. Bir milyon kelimeye kadar olan metinlerinizi bile yükleyebilirsiniz.
Kendim nasıl deneyebilirim:
Buraya tıklayarak ManyEyes’e üye olup kendi verileriniz yükleyebilirsiniz. Benim yaptığım ergenekon iddianamesi görselleştirmesi içinde gezinmek isterseniz buraya tıklayınız. Ergenekon üzerine daha önce yazılmış bir görselleştirme denemesini görmek için tıklayınız.
Etiketler: deyimnet > ergenekon > görsel > manyeyes > phrasenet
Türk Telekom’un port 25i kapaması üzerine
Tarih: | April 2, 2009 | 1 Yorum
Birkaç yerde Türk Telekom’un e-posta gönderimi için kullanılan port 25 tamamen kapatacağı hakkında yazılar okudum. burada ve 2 ayrı kaynakda daha.
Bugün GDSL bağlantı almak için Türk Telekom’a gittim. Bu konuyu sorduğumda bana yardımcı olan kişi, konu hakkında bilgisi olmadığını söyledi. Emin olmak için müşteri hizmetlerini aradığımda, ilk görüştüğüm operatör, mail sunucusunda bazı değişiklikler olduğunu ve beni bilgilendirmek için başka bir bölüme aktaracağını söyledi. Telefon uzun uzun çaldıktan sonra, başka bir operatöre düştü sanırım, çünkü konuyu kendisine anlattığımda, “kem küm, modeminizin ayarları ile oynamanıza gerek yok” gibi bir şeyler söyledi. Bir iki saniye sonra ise kafamda jeton düştü: bu operatörün konu hakkında en ufak bir bilgisi yoktu ve durumu idare etmeye çalışıyordu.
Bilirsiniz, bankanın arama merkezini ararsınız ve kesin olarak haklı olmanıza rağmen, en sonunda özel olarak eğitilmiş bir super-operatör bankanın yaptığı her türlü haksız işlemi bir şekilde haklı çıkarır ve sonunda kazanan hep banka olur. Sanırım Türk Telekom operatörlerine, bilgi sahibi olmadıkları bir konu sorulduğunda durumu idare edebilmeleri için özel bir eğitim vermiş.
ADSL üzerinde bir kaç ufak posta sunucusu sahibi olduğum için, yılmadım, araştırdım. TTNet’in açıklamasına göre statik IP’si olan e-posta sunucusu, ADSL erişimi kullanan firmaların kullanıcıları etkilenmeyecek. Herhalde TTNet sadece kendi smtp sunucularının portlarını 25′ten 578′e değiştiriyor. Böyle port değiştirerek bir çok malware ve virüsten korunacağını düşünüyor TTNet. En azından virus ve malware’lerden outlook veya thunderbird’in ayarlarını okuyamayanlarından kurtulabilirler. Ama nereye kadar?
Daha sonra aklıma botego Ekim‘in yaptığı konuşan eliza robotları geldi. Bu robotların çalışmasına, çalışabilmesine ve hatta nasıl çalışabildiklerine dair bazı eleştiriler olmasına rağmen, en nihayetinde Arama Merkezi çalışanları da – sadece belirli bir bilgi domain‘i ve corpus üzerinde eğitilmişler, tıpkı botego’nun robotları gibi. Bahsi geçen robotlar TTNet’in insan operatörlerinin büyük bir bölümünden daha akıllı olabilirler ve daha tatmin edici cevaplar verebilirler.
Ribbit, Bu Senenin Mobil “Katil Uygulamalarını” Tanıttı.
Tarih: | April 1, 2009 | Yorum yok

British Telecom’un (BT) sahibi olduğu ribbit.com düzenlediği Katil Uygulamalar yarışmasının sonuçlarını açıkladı.
Katil Uygulama Nedir?
Katil Uygulama, genel olarak bulunduğu segmentte insanların oluşturduğu bir şeyi tamamen değiştirme imkanına sahip olan uygulamalara verilen isimdir. Katil Uygulamalara çokça rastlanılmaz. Örneğin bilgisayarda yazım işleri için word/excel gibi uygulamalar kullanılmadan önce yazı yazmak için daktilo, muhasebe işleri için ise çizgili özel defterler kullanılırdı ve bir çok işlemin gerçekleştirilmesi hem uzun sürüyor hem de çok büyük emek gerektiriyordu. Kelime işlemci programlar çıktıktan sonra tüm bunlar değişti. İşte BT’nin Katil Ugulamalar konulu yarışması da yukarıda açıklanan amaca hizmet edecek yeni ve işlevsel uygulamaların keşfini amaçlıyor.
Ve kazananlardan en çok beğendiğim ikisi:
Lucid Viewer (Büyük Ödül)
Video, sokak görüntüsü ve çeşitli telekominikasyon servislerini bir arada toplayan bu program, kullanıcılara yeni haritalama ve iletişim olanakları sağlıyor. Örneğin, bir şirketin sitesine girdiğinizde, şirketin bulunduğu sokağı tarayabiliyorsunuz. Aslında uygulama Google Street View’ü andırıyor, ancak Lucid Viewer’da etrafınızdaki dükkan ve restoranların hangileriolduğunu görebiliyor ve onları tek bir tuşa basarak arayabiliyorsunuz.
SaveALife (Sosyal Networking ve İletişim Kategorisi)
İnsan hayatı kurtarmak için oluşturulmuş sosyal bir uygulama. Şimdiye kadar gördüğüm en harika uygulama diyebilirim. Hastanelerde zor bulunan kan grubu aranıp da bulunamadığı zaman radyoda anonslar duyarız. Facebookta nasıl arkadaş listeniz var ise, bu uygulamada da bir iletişim listiniz var ve listenizdeki insanların kan grubu ve iletişim bilgileri kayıtlı. Kan arandığı zaman, SaveALife sosyal networkü içinde anons yapabiliyorsunuz ve kan grupları uygun kişilere, telefon, sms veya twitter üzerinden ulaşabiliyorsunuz. Ayrıca kızılhaç (yani redcross) entegrasyonu, işlemleri organize etmek için randevu defteri gibi fonksyonlar da eklenmiş. Üstelik SaveALife bir Adobe Air uygulaması, eğer gerekli yazılıma sahipseniz, (adobe air eklentisi) bilgisayarınıza indirip denemek için tıklayınız.
Google Ventures
Tarih: | March 31, 2009 | Yorum yok

Bir süredir Google’ın kendi venture capital operasyonunu başlatacağına dair söylentiler vardı. Sonunda Google dün, “Google Ventures” i açtı, üstelik söylenenlere göre 100M$ bir bütçe ile.
Türkiye için Ne demek?
Aslında Google’ın venture capital faaliyetlerine girişmesi Türkiye için çok şey ifade etmiyor. Ancak, projeniz orjinal ise ve teknik olarak bir “edge”, yani sizi rakiperinizden üstün ve farklı kılabilecek bir özelliğiniz var ise, o zaman Google Venture’e başvurmak Türkiye’deki kurtlar sofrasına yem olmanızı önlemek için bir şans olabilir.
Neden mi?
Türkiye de internet girişimciliğin durumu malum.
- Bir takım ahmakların dayattıkları genel fikir, halihazırda yurtdışında mevcut bir sistemi ne kadar çabuk kopyalayarak bir “.com” şirketi açarsanız o kadar başarılı olabileceğiniz yönünde. Bu senaryoda ileri teknoloji kullanımı, yaratıcılık, tasarım, özgünlük gibi unsurlar geri plana atılmış durumda.
Eğer iyi olduğunuza inanıyorsanız ve kimseye boyun eğmeden başarılı olmak istiyorsanız, Google Ventures tam size göre!
Daha fazla bilgi için:
http://www.google.com/ventures/
« yeni yazılar — eski yazılar »









